PHP merakım çıkageldi tekrar.

Etiketlenen : , , , , ,

Çok uzun süredir yazılım geliştiririm. Geçmişte o kadar çok dil kullandım ki çoğunu yeni nesil bilmez bile. Uzun süredir web üzerinde aşina olduğum vbscript nedeniyle ASP 3.0 (Active Server Pages : sanki bilmeyen var gibi) ve MySQL veritabanları ile projeler geliştiriyordum.

Çoğu insanın yetersiz bir dil demesine rağmen ben ASP yazmaktan asla vazgeçmiyordum. Ama bir gün geldi çattı ki, kullanmak istediğim bazı servisler, API ler için örnek ASP kodu bile yazma zahmetine girmiyor, kendim geliştirdiğim http://www.tekparola.com için PHP örnek kod yazacak gerçekten işi bilen birisini bulamıyordum. O zaman vaktinde bir köşesinden başlamak isteyip hep vazgeçtiğim PHP öğrenmenin, hatta öğrenmekle kalmayıp kurdu olma yolunda adım atmanın vakti geldiğine karar verdim.

Seni de aramızda görmekten memnunuz diyen ama benim 2 günde öğrendiğim PHP bilgisi kadar bilgisi olan, hazır scriptleri editleyerek proje yaptım sanan tayfaya artık aldırış etmiyorum. Madem PHP öğrenmeye başladım o zaman basit bir proje ile başlayım, syntax bilgim gelişsin dedim. http://www.ffextra.com adında Friendfeed ‘in API ‘si ile çalışan bir proje başlattım. İlk günün sonunda kendimin de inanamadığı şekilde artık PHP yazan, eli syntax e alışmış, her komutun sonuna “;” koyan biriydim artık.  Üstelik yazdığım proje gayet işlevsel ve sorunsuz çalışıyordu.

Webde her tür dökümana ulaşabilsem de vakti evvelinde ödünç verip geri alamadığım PHP kitaplarıma ihtiyacım olduğunu farkettim. Her ne kadar kitap satışı üzerine yaptığım bir site (http://www.kitapalemi.com)  de olsa ben en acilinden iftar vakti hanımla birlikte D&R’a gidip bir kaç PHP kitabı aldım. Bu kitaplardan birisi tamamen sunucuların performansı üzerine profesyonel bir kitap. Ben sunucu bilgisi zayıf insanın web projesi üretmesine iyi gözle bakmam.

Neyse uzun lafın kısası artık ben de  <? echo “merhaba uzaylı”; ?> diyorum. Zaman zaman PHP ile öğrendiklerimi anlaşılır dille buraya yazmak isterim. İlginize sonsuz teşekkürler.

Taksim ofisimiz hayırlı olsun…

Etiketlenen : , , , ,

Bir süredir home-ofis çalışmayı tercih ediyordum. Hem daha ekonomik hem de daha verimli oluyordu. Ancak artık yetersiz hale gelince gerçek bir ofise taşınmanın vakti geldi. Yıllardır arkadaşım olan pronected.com’un sahibi Hakan Kadir Erdemir’in yeni şirket ve ofis kurma isteğini bana açması nedeniyle ben de bu ortaklığa katılmaya karar verdim. Ben istedim bir göz, Allah verdi iki göz misali.

Ofisimiz Taksim Tünel’de çok büyük sayılmasa da gayet mütevazi, mimarisi ve serinliği ile gelen misafirlerimizin ilgisini çekiyor. Geçen 2 hafta boyunca hergün Beylikdüzü-Taksim yolundaydım. Yol biraz yorucu oluyor, çift katlı otobüsün merdivenlerinde gazete okumak zor da olsa vakit başka türlü geçmez. İşleri düzene sokana kadar hergün gitmek gerekebilir, ancak sonrasında bu gidişleri makul gün sayısına indirgemeye çalışacağım.

Bu ofiste daha önceden başlamış olduğumuz ortak projeler dışında yeni projeler de hayat bulacak. Detaylarını zaman zaman paylaşacağım bu projelerin yeni mekanın verdiği sinerji ile daha keyifli yürüyeceğini umuyorum. Artık daha merkezi yerde bulunmanın getireceği artılar ile arkadaş çevremizle artık sadece sanalda kalmayan sohbetler etme dileğiyle.

Yatırımcılar bir projeden ne bekler? Para kazanmamak olabilir mi?

Etiketlenen : , , , ,

Etrafımda yatırım almış veya yatırımcıların yatırıma heveslendiği projeleri görünce aklıma tek bir soru takılıyor. Bu yatırımcıların derdi para kazanmak değil de genelde çürük yumurtaları seçerek paralarını sokağa atmak olmasın? Yoksa yumurtalar çift sarılı da biz mi göremiyoruz.

Satışa dayalı ve geniş bir kitleye hizmet edecek, 7 farklı gelir modelinden sadece 2 tanesi reklam geliri olan bir projem için hiç düşünmeden reddetmek zorunda kaldığım son teklifi düşünüyorum. Bir de o yatırımcının diğer yatırımları ve yatırım denemelerini. Gerçekten aklım almıyor. Sanırım yatırımcılar para kazanma ihtimali yerine en riskli iş nedir ona bakıyor. 

 Bir süredir kendi yatırımımı kendim finanse ederek başarıyı yakalama kararı alarak ne kadar doğru yolda olduğumu daha iyi anlıyorum. İşi bilmeyen, parası hikayeden işlere harcanacak kadar çok, para kazanma ihtimali olan işlere gelince fazla kıymetli yatırımcılarla vakit kaybetmek yerine o vakti projeme ayırmayı tercih ediyorum. 

Projelerim veya az önce bahsi geçen projemin yatırım almak gibi bir derdi yok esasında. Yatırım alamazsa 100K gibi bir gelir beklerken, yatırım sayesinde 6. ve 7. gelir modellerinin istenen performansı vermesi sonucu gelirin belki de 1000K dan aşağı düşmeyeceğine inancım var. Zaten beklentim olan 100K gelirin yarısını bile yakalarsam tekrar aynı işe yatırmamak için koftiden yatırımcılar gibi düşünmem gerekir. Burnu havalarda yatırımcıların tüh bak zamanında buna yatırım yapacaktık biz havalarına girerek bahsedilen bir projeyi hayata geçirmek benden fazla o yatırımcıları gururlandırmazsa iyidir. Belki hayal gibi dursa da bunlar gerçek düşüncelerim. Projemin internet ağına fazla sıkı bağlanması rağmen üyeler vb gibi hayali rakamlar yerine tamamen hedefinin ve pazar alanının belirgin olması işimizi kolaylaştıracak. Gelirlerin ve giderlerin daima hesaplanabilir, pazarlama için tüm hedeflerin şimdiden belli olması “Proje tamam da nasıl para kazanılır?” sorusu yerine herşeyin net belirlenmiş olması ne güzel birşey.

Projelerimi veya internetteki girişimlerimi o projeyi işleten olmamak üzerine kurgularım. Ancak bu sefer biraz da işin işletmenlik kısmında yer almak gerekecek. Yaklaşık 5 senedir daima bir kenarda olan bu projemin bugüne kadar yapılamıyor olması, yapmak isteyenin de yanlış hamlelerle eline yüzüne bulaştırıyor olması biraz handikap biraz da bizim için şans olsa gerek.

Projeden bahsetmiyor olsam da şunu söyleyebilirim. Proje birinci elden onbinlerce verinin güncel ve sağlıklı toplanması ve bu verilerin internet ortamı ve reel ortamda birden fazla iş olarak kullanılmasıdır. Müşterimiz olmasını hedeflediğimiz firmaların verilerin güncelliği için sarfettikleri çaba, insan gücü ve para bizim gelir hedeflerinin onlarca katı. Bugüne kadar görüşülen tüm işletmelerden aynı tepki ile dönüş almak ve veri güncelliğini sağlayacak, bu sayede satışlarını artıracak olanların sıfır maliyetle tanıtımını da katınca tadından yenmez bir iş oluyor. 

Internet üzerinde üyeliğe, bu üyelerin ve trafiğin reklama dönüştürülmesine yönelik fikirlerimin de olmasına rağmen, tamamen hayali rakamlar yerine bu kadar ayakları üstüne basan bir projemin olmasına seviniyorum. Yine kendi yatırım gücümüzle geliştirmeyi planladığımız, gelir modellerinin net olduğu, bu projede olduğu gibi kesinlikle kopya bir fikir olmayan başka bir projemizi de bu sene içerisinde hayata geçirmek arzusundayız. Onun detaylarını da malesef işi ortaya çıkarana kadar vermeyeceğim.

Etohum’da açıklanan 15 girişimci ve iş fikrinin beklenenden fazla kabak çıkması bizim projelerin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha gösterdi.

Her zaman dediğim gibi hiçbir fikir sadece kafada olduğu sürece karın doyurmaz, şimdi çalışma zamanıdır.

Yazıp da yayına almadığım şeyler…

Etiketlenen : , , ,

Hiç başınıza geliyor mu bilmem, blogumda yayınlamak üzere içimi döken bazı yazılarımı maalesef yayına almıyorum. Bir nevi bana özel, kimsenin görmesini istemediğim bir günlük gibi. Mesela etohum’un verimsizliği, ekip arkadaşlarının fazlasıyla rahatlığı, hukuki sorunlar konusunda yazıpta yayına almadığım onca şey olduktan sonra bir tane de yayına alınacak yazı şart oldu. Açtı laf olsuna blogunu, bi haltta yazsa bari demeyin. 

Özetlenebilir haliyle kendim için sakladığım o yazılardan kamuya da açılsa olur diyebileceklerimi yazsam kızmazsınız umarım. Biraz sivri dilli olduğum, bir konu hakkında da eleştirmeden duramadığım söylenir.  Doğrudur, ama kuru laf kalabalığı değildir söylemlerim. Eleştiriden ders almak yerine söyleyeni yermek adetten olsa gerek ki, beni anlamak uzun sürer biraz. 

Aslında gayet iyi niyetli eleştirilerim vardır. Karşımdakini benle aynı zeka seviyesinde kabul etme gibi bir yanlışa sürekli düşsem de, mantığım bazen bunu nasıl akıl edemezlere takılır. Yani bana göre basit şeylerin karşımdaki için sonsuz uzayda kümeler kadar karışık olabileceğini pek önemsemem. 

Gelelim etohum haftasonu toplantısına getirdiğim eleştirilere. Yanda da göreceğiniz gibi etohum.com’u destekliyorum diye bir banner var. Yani içtenlikle etohum’u destekliyorum. Fakat yazanla yapılan bir olmayınca eleştiri getirmeden kendimi alamıyorum. Bir etkinlik düşünün, bu etkinlik hakkında bir sürü “dağ fare doğurdu” şeklinde yorum yapan çıksın. O zaman demezler mi hakkatten bir bildiği var ki bu insanların böyle diyor. Ben etohum haftasonu etkinliğine katılmadım. Katılamadım demiyorum, katılmak istemedim. Ne olacağını ne biteceğini çok iyi biliyordum. Ekipten de kimse katılmadı, zaten katılma istekleri diğer işlerdeki istekleri ile orantılı olunca şaşırmıyorum. Etohum sonrası açıklanan projelerden bir kaç tanesi hiçbir yenilik veya kendine özgü bir durumu olmayan işletmelerdi. Sunumax, CvYolla.com, pabbuc.com ve evimizinherseyi.com’un yatırım bekleyen girişimler olması garip geldi. Bunlar girişim değil hali hazırda yürüyen şirketlerdi. Yani 1200 girişimci 500 proje içerisinde bunların olması bana çok garip geldi. Diğer projelerin de nerdeyse hiçbirisi yayında olmayan, bana göre gelir modeli olmayan projeler olmasını da garipsedim. Sanırım en basit projemizin bile orada yer almasını istesek zorlanmayacakmışız. Bekleyelim görelim dedik, sandık ki farklı şeyler çıkacak ortaya. Bizim projeler sönük kalır diye beklerken keşke girip en çok adından söz ettiren biz olsaymışız. Gerçi e-fikrim yarışmasında sucuğum afyondan isimli hazır paket bir eticaret sitesinin ödüle layık görülmesi jürilerin internet bilgilerini sorgulamama neden olmuştu. Kısacası bazılarına göre çok iyi geçen etohum haftasonu ve açıklanan 15 girişimci beni tatmin etmedi. Umarım bundan ders alınarak sonraki etkinlik daha verimli geçer.

Gelelim diğer konulara,  yani ekipteki arkadaşların verimliliğine. Kısa ve öz olarak verimsiz bir ocak ayı oldu bizim için. Toplamda 9 günlük kendi çalışmam dışında pek bir çalışma veya üretim göremiyorum. Üstelik ekonomik olarak rahatken kendimi risklere sokma pahasına birşeyler olsun diye çabalamaya devam ediyorum. Bakalım bu çabalarım sonu hüsranla biten bir ders mi olacak, yoksa gerçekten başarı mı gelecek. 

İşin özü istekli çalışmayınca hiçbir iş istenildiği gibi yürümüyor. Emek verdiğin şeyin değerini de küçümsememek gerekiyor. Yoksa her gün çöpe attığınız fikirler ve projeler en iyi 15 içerisinde yer alıp Türkiye’nin en iyi internet girişimleri olarak seçilebiliyor. Etohum toplantılarına katılan takasmerkezi.com, mekanist.net gibi girişimlerin akıbeti ile bu yeni açıklananların akıbeti aynı mı olacak?

Sadece konuşmakla geçen bir günün ardından…

Etiketlenen : , , ,

Bugün beraber iş yapmak konusunda toplantı için sözleştiğimiz arkadaşlar ve ekibimle bir araya gelip eğlenceli ve karlı bir gün geçirdik. Bir önceki yazımda adı geçmeyen bir projenin ortaklığına dair temelleri ve planlama kısmını hallettik. Planladığımız sürelere mümkün olduğu kadar riayet ederek mutlu sona erişmek istiyorum.

Bugün, çoğu girişimcinin en büyük eksiği olan şeyi, yani çevre edinme ve bu çevre ile iş ortaklıkları yapmanın ne kadar faydalı olduğunu tekrar farkettim. Kod yazmanın veya tasarım yapmanın herşey demek olduğunu düşünenlerin ne kadar yanlış içerisinde olduğunu gördüm. Gerçi bu düşüncem hep vardı ama bilmek ve uygulamak arasındaki ince çizgideymişim.

Bir proje geliştirilirken mutlaka bu projenin tanıtım ve pazarlaması üzerine de kafa patlatmak gerektiği, hedeflerin iyi konulması gerekliliğini tekrar anımsadım. Geçen 1 yılımda kişisel olayların üstüste gelmesi (yeni ev tutma, nişan ve düğün gibi) nedeniyle çalışma sürekliliğinin sağlanamaması ve projelerimin aksamalarının bende oluşturduğu gerilim hali bu yıl kendini tekrar etmeyecek gibi. Artık herşey için net tarihler söyleyebilmenin, görev dağılımlarını iyi ayarlayabilmenin ana unsurlar olduğu bir yıl başlıyor. İyi kod yazmak değil de proje bitirmeye odaklanmış düşmeyen tempoda bir çalışma takvimi düşünmekteyim. En iyisi olsun demenin sonu olmadığını farkederek bir noktaya kadar gelmiş projelerimizin beta adı altında görücüye çıkması gerektiğine inanıyorum. Bu yazılım gücümüz ve tecrübemiz başkasında olsa şimdi kimbilir nerelerde olurdu.

Yakında uzun süredir emek harcadığımız projeleri bize göre eksikleri de olsa sizlere sunmak en büyük önceliğimiz olacak. Etrafta iyi proje olduğuna inanılan ve çok desteklenen, sahiplerinin havası midemi kaldıran işlerin çok sıradan ve basit kalışlarını gördükçe dayanamıyorum. Bizim insanımız ne zaman iyiye iyi, kötüye de olmamış diyebilecek merak ediyorum.

Bugüne kadar en iyi olanın değil de en girişkenin ve çevresi olanın iyi girişimci olduğunu kabul edip, hem girişkenliğimiz, hem çevremiz hem de en ideal yazılım altyapısı hedefiyle hareket edeceğiz.

Ekibim 90 günlük kesintisiz bir çalışma temposuna giriyor, umarım bu süreç içerisinde istenmeyen sorunlar meydana gelip bizi üzmez. Hepinize sağlıklı güzel günler dilerim.

bizimhost internet hizmetleri interaktif proje tek parola burçlar vijital Pronected
View my FriendFeed